Yargıtay Kararları

DAVALI İŞVEREN, İHALE İLE ÜSTLENDİKLERİ İŞE AİT SÖZLEŞMENİN SONA ERMESİYLE VE YENİ İHALEYİ KAZANAMAMIŞ OLDUKLARI NEDENLE DAVACININ İŞ SÖZLEŞMESİNİ FESH ETTİKLERİNİ İDDİA ETMİŞ OLMAKLA; DAVALI ŞİRKETİN FESİHTEN SONRA AYNI İŞYERİNDE İŞÇİ ÇALIŞTIRIP ÇALIŞTIRMADIĞI, FESİH TARİHİ İTİBARİYLE BAŞKA İŞYERLERİNİN OLUP OLMADIĞI ARAŞTIRILARAK SONUCUNA GÖRE HÜKÜM KURULMASI GEREKİR

[YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ] __________________
E. 2006/18192
K. 2006/23591
T. 21.09.2006
_______________________________________________________________

DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini
istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya
incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR: Davacı işçi, iş sözleşmesinin sendika üyesi olması nedeniyle davalı
işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve
buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması
İsteğinde bulunmuştur.

Davalı işveren, davacının sendika üyeliğinden haberdar olunmadığını, B.
A.Ş. ile yapılan Loder operatörlüğü sözleşmesinin 01.01.2005 tarihinde sona
ermesi ve anılan işi ihale yolu dava dışı E. Ltd.Şti.nin üstlenmesi üzerine iş
sözleşmesinin feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi
gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece davacı ve bir kısım işçilerin 2004 yılı Aralık ayından sonra
sendikaya üye oldukları, üyeliklerin işverenden gizli yürütüldüğü, sendikanın
çoğunluk tespiti için ilgili bakanlığa başvurduktan ve yetki verildikten sonra
davalı işverence yetki tespitine itiraz davası açtığı ve bu şekilde sendika
üyeliklerinden haberdar olduğu, davalı şirket yetkililerince işçilerin
çağrılarak sendikaya üye olup olmadıklarının sorulduğu, üye olanların
üyelikten istifa etmelerinin istendiği, üyelikten istifa etmeyen işçilerin iş
sözleşmelerinin feshedildiği, üye olmayan bazı işçilerin grubun diğer
şirketlerine kaydırıldığı, daha önce işten çıkarılan işçilerin işe iade
istemiyle açtıkları davaların kabul edilip Yargıtay’ca onandığı, feshin
sendikal faaliyetten kaynaklandığı gerekçesi ile isteğin kabulüne karar
verilmiştir.

Dosya içeriğine göre davalı şirkete ait işyerinde sendikanın örgütlenmeye
başladığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 02.03.2005 tarihli
yazısına göre başvuru tarihi olan 03.01.2005 tarihi itibariyle işyerinde
toplam 84 işçinin çalıştığı, 49 tanesinin sendika üyesi olduğu belirtilmiştir.
Örgütlenme çalışmalarının yapıldığı süreçte ve yetki tespitinden hemen sonra
bir kısım işçinin işten çıkarıldığı ve sekiz işçinin açtığı işe iade davasında
feshin sendikal nedene dayandığının kabul edildiği, kararların Yargıtay’ca
onandıkları anlaşılmaktadır. Mahkemece tanık anlatımları ve emsal kararlar
gözönünde bulundurularak davacının iş sözleşmesinin sendikal nedenle
feshedildiği sonucuna varılmıştır. Ancak, davacının iş sözleşmesi emsal
dosyalardaki fesih tarihlerinden yaklaşık beş ay sonra feshedilmiştir. Ayrıca
davalı işveren bu defa ihale ile üstlendikleri işe ait sözleşmenin sona
erdiğini, yeni ihaleyi de kazanamadıkları için iş sözleşmesini feshettiğini
ileri sürmektedir. Bu durumda, Yargıtay’ca daha önce onanmış olan kararların
emsal olarak kabul edilmesi olanağı bulunmadığından söz konusu dava bakımından
feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı ve bu bağlamda sendikal neden
iddiasının gerçekliği ayrıca araştırılmalıdır.

Davalı tarafın sunduğu ihale sözleşmelerinde işi yaptıran şirkete ait her
türlü gübre ve hammaddenin beş adet loder vasıtasıyla yüklenip nakledileceği,
bunun da beş adet operatör çalıştırmayı gerektirdiği öngörülmektedir. Son
dönem ihaleyi kazanan dava dışı şirketin tarafı olduğu sözleşmede de aynı
hüküm bulunmaktadır. Buna göre, ihalenin kaybedilmesi ile loder sayısına
paralel sayıda operatörün işten çıkarılması akla uygun görülebilir. Ne var ki,
yetki tespit yazısında davalı işverenin 84 işçi çalıştırdığının belirtilmesi,
yine daha önce çıkardan işçiler ile birlikte son olarak toplu biçimde iş
sözleşmeleri feshedilen işçilerin sayıları, davalı şirketin aynı işyerinde
veya diğer işyerlerinde işten çıkartılanlardan başka işçileri de istihdam
ettiği izlenimini uyandırmaktadır. Bu durumda, davalı şirketin başka bir
işyeri olup olmadığı, aynı şirketin başka işlerini üstlenip üstlenmediği yetki
tespit dosyası da celb edilerek araştırılmalıdır. Davalı şirketin fesihten
sonra aynı işyerinde işçi çalıştırmaya devam etmesi veya fesih tarihi
itibariyle başka işyerlerinin olduğu sonucuna varıldığı takdirde işten
çıkarılan işçiler bakımından feshin son çare olması ilkesinin dikkate
alınmaması nedeniyle fesihte geçerli neden bulunmadığı sonucuna varılmalıdır.
Bundan sonra, davacı ve işten çıkarılan diğer işçiler ile birlikte toplam kaç
işçinin işten çıkarıldığı, bunlardan kaç tanesinin sendikalı olduğu, çalışmaya
devam edenlerden sendikalı olup olmadığı ve sendikadan istifa edip de
çalışmaya devam edenlerin bulunup bulunmadığı da araştırılıp dosya içeriği ile
birlikte değerlendirmeye tabi tutulmak suretiyle sonucuna göre feshin sendikal
nedene dayanıp dayanmadığı belirlenmelidir. Şayet, davacının başka işyerleri
yoksa ve aynı işyerinde fesihten sonra işçi çalıştırmamış ise ihaleyi
kaybetmeye bağlı olarak işçi çıkarmanın geçerli nedene dayandığının kabulü ile
davacının işe iade isteğinin reddine karar verilmelidir. Eksik inceleme ile
yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA,
02.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

Daha fazla göster

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

four × two =

Kapat
Araç çubuğuna atla