Yargıtay Kararları

DAVACININ GIYABEN TUTUKLULUK HALİ NEDENİYLE DEVAMSIZLIK YAPMIŞ OLDUĞU ANLAŞILMAKLA, İŞ AKDİNİN FESHİ NEDENİYLE KIDEM TAZMİNATININ HÜKÜM ALTINA ALINMASI DOĞRU İSE DE, İHBAR TAZMİNATINA DA KARAR VERİLMESİ YASAYA AYKIRIDIR

[YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ] __________________
E. 2006/30791
K. 2006/29829
T. 13.11.2006
_____________________________________________________________________

DAVA: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin, ikramiye ve
fazla mesai ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin
12.10.2006 gün ve 5095/26989 sayılı ilamı ile davacının gıyabi tutukluluğu
nedeni ile devamsızlık yaptığı, CMUK’un 104. maddesi uyarınca gıyabi tutuklama
ile vicahi tutuklama arasında fark görülmediğinden, 1475 sayılı İş Kanunu’nun
17/III. Maddesi kapsamındaki fesih nedeni ile yerinde bulunmayan temyiz
itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

Davalı vekilinin, Dairemiz kararının davacı işçinin fiilen tutuklu olmaması
nedeni ile maddi hataya dayandığını belirterek kararımızın kaldırılmasını
talep etmiş olup, yerel mahkemece davacı lehine ihbar tazminatına karar
verildiği, 1475 sayılı İş Kanunu’nun 17/III. Maddesi uyarınca tutuklanma
nedeni ile zorlayıcı nedenin varlığı işverene derhal fesih hakkı verdiğinden
ve önel gerektirmediğinden, Dairemizin 12.10.2006 gün ve 5095/26989 sayılı
onama kararının ortadan kaldırılmasına karar verildi. Dosya incelendi. Gereği
konuşulup, düşünüldü:

1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni
gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan
temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dosya içeriğine göre, davacı işçinin fesih tarihinde yürürlükte olan
CMUK’un 104. maddesi uyarınca gıyaben tutuklanmasına karar verildiği,
davacının işyerinden 08.11.1999 tarihinde bir gün izin aldığı, ancak izin
sonrası tutuklanmanın vicahiye çevrildiği ve iş sözleşmesinin feshedildiği
09.12.1999 tarihine kadar devamsızlık yaptığı, bu devamsızlığın gıyaben
tutuklanması nedeni ile gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Dairemizce CMUK’un 104.
maddesi uyarınca gıyaben tutuklanma nedeni ile devamsızlık yapılması ile
doğrudan tutuklanarak cezaevinde bulunulması nedeni ile devamsızlık yapılması
arasında bir fark gözetilmediğinden, başka bir anlatımla CMUK’un 104. maddesi
uyarınca gıyaben tutuklanma nedeni ile devamsızlık yapılması 1475 sayılı İş
Kanunu’nun 17/III. maddesi uyarınca zorlayıcı sebep kabul edildiğinden,
mahkemece kıdem tazminatının hüküm altına alınması sonuç itibari ile doğru ise
de, ihbar tazminatına karar verilmesi hatalı bulunmuştur. Zira, zorlayıcı
sebebin varlığı, işverene derhal fesih hakkı vermektedir. Derhal fesih
hakkının bulunduğu yerde ihbar öneli ve buna bağlı olarak ihbar tazminatından
söz edilemez. İhbar tazminatı isteğinin reddi gerekir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA,
13.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Daha fazla göster

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 × 5 =

Kapat
Araç çubuğuna atla