Şükürler Olsun

Şükürler olsun ki uzayan tartışmaların fayda sağlamayacağını öğrendim

Neyse artık tartışmaktan vazgeçtim.

 

Sadece birkaç cümle ile karşımdaki kişiyle ortak noktaya gelinemiyorsa, bırak gitsin diyorum. Genellikle olay; karşıdakini ikna etmek, düşüncesini değiştirmek ya da kendi gerçeğini savunmaktan çıkıp kısa sürede güç savaşına dönebiliyor. Böyle olunca çıkılmaz noktaya gelinmiş olunuyor. Çünkü en doğal dürtümüz, saldırıldığını hissettiğimizde kendimizi korumak.

 

Hiçbir tartışmanın kazanılacağını düşünmüyorum. Her iki tarafında kendini kazanmış hissedebileceği ortamı oluşturmak en iyisi. Tartışmayı bir kişinin kazanması gerekmiyor yani. İnsanlar konuşurken anlaştıklarını bilmek istiyorlar. Anladığımızı onlara hissettirdiğimizde daha ılımlı ve esnek oluyorlar. Böylece gerginlik azalıyor ve tartışma konuşmaya dönebiliyor.

 

Kuşkusuz, her zaman bunu sağlamak kolay değil. Eğer tartışma başladığında kaçamıyorsam, o zaman önce susuyorum, dinliyorum ve anlamak istiyorum. Çünkü çoğu uzayan tartışmaların temelinde, ana fikrin iyi anlaşılamaması yatıyor. Bu nedenle, önce aynı fikirde olduğumuz noktaları görmeye çalışıyorum. Daha sonra karşımdaki kişiye bunları belirterek bazı konularda bir düşündüğümüzü anlamasını sağlıyorum. Bunun için empati yapmaya ve onun gözüyle bakmaya çalışıyorum. Sonunda farklı olduğum konuyu aktardığımda ortak noktaya gelinmesi daha kolay oluyor. Yine de tartışmayı kazanmanın her iki tarafı mutlu edecek bir çözüm olmadığını bilerek yaklaşıyorum insanlara.

 

Yaradan’ a şükürler olsun ki gereksiz tartışmaların içinde yer almayarak zamanımı daha anlamlı uğraşlarla değerlendirme yolunda ilerliyorum.

Kaynak: Meral Ceylan / Şükür Defteri

 

Daha fazla göster

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

fourteen + 10 =

Kapat
Araç çubuğuna atla