Şükürler Olsun

Şükürler olsun ki her zaman kendimi çok ciddiye almamayı ve kendime gülmeyi öğrenebildim.

Her şeyin gözümüze çok ciddi göründüğü bir dünyada, neşe içinde olmayı giderek hafiflik sayan insanlar olmuşuz.

Oysa, bizi güldürecek ne çok şey varmış çevremizde. Yaşamı bir tiyatro oyunu gibi seyretmeyi başarabilsek, başımızdan geçen bazı acıklı görünen olaylara bile daha sonra kahkahalarla gülebileceğimizi biliyorum.

 

Bu nedenle, kendime gülmeyi öğrenmeye çalışıyorum. Çünkü insanım, her şeyin o kadar da ciddiye alınmaması gerektiğine inanıyorum artık. Öyle çok konu bulabilirim ki gülmek için. Kendini çok ciddiye alan insanlara gülebilirim, örneğin. Kendime… Ya da kısacık ömürlerinin farkında olmadan büyük bir ciddiyetle yiyecek taşıyan karıncaların durmaksızın koşturmalarına… Hatta o çok önemsediğim başarısızlıklarıma gülebilirim. Maskeleri düşen güçlü insanların zayıflıklarına…

 

Biliyorum ki yaşamı espriyle karışık algılayabilen ve kendi olumsuz özelliklerine gülebilen insanlar, kendilerine güvenen güçlü insanlardır. Onlardan biri olmaya çalışıyorum.

 

Kim bilir, nasıl ciddiye alıp önemsemediğim birçok şeyden bugün aklımda kalan ne var ki? Koskoca evrenin içinde, yüzyıllarca akıp giden milyarlarca damlanın arasında, minicik bir damlayım. Ne kadar ciddi olabilir karşılaştığım sorunlar ? Ne kadar kalıcı olabilir ? Ne kadar ciddi olabilir karşılaştığım sorunlar? Ne kadar zarar verebilir bana?

 

Yaşam, gülümseyerek kucaklayacağım öyle çok şey sunuyor ki. Şükürler olsun!

Kaynak: Meral Ceylan / Şükür Defteri
Daha fazla göster

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

seventeen − fifteen =

Kapat
Araç çubuğuna atla